asd

    The Neighbourhood – Paradise Türkçe Çeviri

    The Neighbourhood – Paradise

    No matter where you go, you’ll never have control
    Nereye gidersen git, kontrolü sağlayamayacaksın
    No one makes it out alive, no one makes it out alive in paradise
    Kimse sağ çıkamıyor, kimse cennetten sağ çıkamıyor

    Picture you in summertime, drinkin’ white wine in Antigua
    Yazın seni hayal etmek, Antigua’da beyaz şarap içmek
    Told me that you’ll see me and I see ya
    Beni anlayacağını söylemiştin, seni anlıyorum
    And I really wanna believe ya, I do
    Ve sana gerçekten inanmak istiyorum, istiyorum
    Singin’ blues, no shoes on
    Caz söylemek, ayakkabısız
    Strummin’ in the sun and you’ve got your feet up
    Güneşte bir şeyler tıngırdatıyorsun, ayaklarını havada
    I remember when you used to tell me that you’d find your freedom
    Özgürlüğünü bulacağını söylediğin zamanları hatırlıyorum
    It was hard to believe ya
    Sana inanmak zordu

    ‘Cause you never feel enough, it never fills you up
    Çünkü hiçbir zaman yeterli bulmuyorsun, seni hiçbir zaman doyurmuyor
    And if lyin’ on an island is the closest that you’ll come
    Ve bir adada uzanmak gelebileceğinin en yakını ise
    Then run, go ahead, have fun, run
    O zaman koş, devam et, eğlen, koş

    No matter where you go (doesn’t matter where you go)
    Nereye gidersen git (nereye gittiğinin bir önemi yok)
    You’ll never have control (no, no, no, no)
    Hiçbir zaman kontrolü sağlayamayacaksın
    Woke up feeling paralyzed (yeah)
    Felç hissedercesine uyandım
    No one makes it out alive (yeah)
    Kimse sağ çıkamıyor
    In paradise (yeah)
    Cennetten
    Picture me in the major leagues
    Beni büyük liglerde hayal et
    Livin’ in a dream that I created, mhm
    Kendi tasarladığım hayalde yaşıyorum
    I wrote my own books so I never had to read your pages
    Kendi kitaplarımı kendim yazıyorum böylece hiçbir zaman senin sayfalarını okumak zorunda kalmıyorum
    I’ve got no patience for that anyway
    Zaten bunun için de pek sabırlı değilim
    Sensations don’t mean anything
    Hisler hiçbir şey ifade etmez
    If I can’t just have everything
    Eğer her şeye sahip değilsem
    Some days I think I’ll run away
    Bazı günler kaçmayı düşünüyorum
    What would I even do if I made it?
    Kaçsam bile ne yapacağım ki?
    I just keep on fading ’cause
    Sadece solmaya devam ediyorum, çünkü

    I never feel enough, it never fills me up
    Hiçbir zaman yeterli bulmuyorum, hiçbir zaman beni doyurmuyor
    I’m climbin’ up a giant rock, I’ll never reach the top
    Kocaman bir kayalığa tırmanıyorum, hiçbir zaman tepesine ulaşamayacağım
    But I can’t stop, I can’t stop, so
    Ama duramam, duramam, o yüzden

    No matter where I go (doesn’t matter where I go, no, no)
    Nereye gidersem gideyim (nereye gittiğimin bir önemi yok)
    I’ll never have control (never ever have it under)
    Hiçbir zaman kontrolü sağlayamayacağım
    Woke up feeling paralyzed (yeah)
    Felçli hissedercesine uyandım
    No one makes it out alive (yeah) in paradise (yeah)
    Kimse cennetten sağ çıkamıyor
    Paralyzed (yeah)
    Felçli
    No one makes it out alive (yeah) in paradise (yeah)
    Kimse cennetten sağ çıkamıyor

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir